Tuesday, November 3, 2009
çetin iş
Bölünmüş bir yürekle Tanrı’yı takip edemeyiz . Yuhanna 10:27
Bölünmüş bir yürekle sevemeyiz. Çıkış.20:5
Bölünmüş bir yürekle hizmet edemeyiz. Luka 16:13
Fakat ne yazıkki bölünmüş bir yürekle Hıristiyan olabilir, kiliseye gidebilir ve bölünmüş bir yürekle ilahiler söyleyebiliriz.
Öyle gözükürki hiç kimse bilmez.
Tanrı herşeyi bilir ama yüreklerimizi kontrol altında tutmaz.
Bizler yüreklerimizi korumaya çağrıldık.
O, çok çetin işi bize bıraktı.
Süleyman Tanrı’dan herşeyi ve dahada fazlasını aldı.
Tanrı, Süleyman’a güç ve zenginlik verdi. Fakat Tanrı, O’nun yüreğini kontrol altında tutmadı.
Yüreğinin bölünmesine sebeb olan o küçük tavizi verene kadar herşey iyi gidiyordu.
Süleyman’ın, Tanrı’nın yabancı kadınlarla evlenme nasihatını tutmaması, evine putları getirdi.
Onlar sadece masum dekorasyonlardı. Fakat Tanrı adamını aldatmaya ve yüreğini bölmeye yeterli güçteydiler.
Bölünmüş yürekli bir kıraldan ona geriye kalan bölünmüş bir kırallıktı.
Bölünmüş yürek başlangıçta idare edilebilir gibi gözükür. Fakat yolun ilerisinde insanı acımasızca içerden yıkar.
“Her şeyden önce de yüreğini koru, Çünkü yaşam ondan kaynaklanır.” Süleyman’ın Özdeyişleri 4:23
Bölünmüş bir yürekle sevemeyiz. Çıkış.20:5
Bölünmüş bir yürekle hizmet edemeyiz. Luka 16:13
Fakat ne yazıkki bölünmüş bir yürekle Hıristiyan olabilir, kiliseye gidebilir ve bölünmüş bir yürekle ilahiler söyleyebiliriz.
Öyle gözükürki hiç kimse bilmez.
Tanrı herşeyi bilir ama yüreklerimizi kontrol altında tutmaz.
Bizler yüreklerimizi korumaya çağrıldık.
O, çok çetin işi bize bıraktı.
Süleyman Tanrı’dan herşeyi ve dahada fazlasını aldı.
Tanrı, Süleyman’a güç ve zenginlik verdi. Fakat Tanrı, O’nun yüreğini kontrol altında tutmadı.
Yüreğinin bölünmesine sebeb olan o küçük tavizi verene kadar herşey iyi gidiyordu.
Süleyman’ın, Tanrı’nın yabancı kadınlarla evlenme nasihatını tutmaması, evine putları getirdi.
Onlar sadece masum dekorasyonlardı. Fakat Tanrı adamını aldatmaya ve yüreğini bölmeye yeterli güçteydiler.
Bölünmüş yürekli bir kıraldan ona geriye kalan bölünmüş bir kırallıktı.
Bölünmüş yürek başlangıçta idare edilebilir gibi gözükür. Fakat yolun ilerisinde insanı acımasızca içerden yıkar.
“Her şeyden önce de yüreğini koru, Çünkü yaşam ondan kaynaklanır.” Süleyman’ın Özdeyişleri 4:23
Monday, November 2, 2009
azizler
Dün Azizler Günüydü (Azizler Yortusu veya Kutsallar Günü). Azizler gününden bir sonraki gün bugün ne olabilirdi? Bu Mesihin gelişi, O’na iman etmişleri yanına alacağı gün olabilirdi. O gün geldiğinde artık azizliğe,kutsallığa gerek kalmayacak.
Azizlik,kutsallık bugün gereklimi?
Geçen gün Kahire’de bişop Mouneer’dan çok güzel bir vaaz dinledim.
Katoliklerin ve Angelikanların azizliğe,kutsallığa bakış farklığından bahsetti.
O işaret ettiki:
Katolik geleneğine göre azizlik, iyi amellerle, mucize göstermekle yada bazı diğer iyi özelliklerle kazanılması gereken birşey.
Angelikankanlara göre azizlik, tanıklar topluluğu imanda kardeş ve bacılarımız.
O’nun“kabul etmekle azizlik” düşüncesi beni teşvik etti.
Mezmurlar 24:3 de kutsallık, hakkında bir soru var.
“RAB'bin dağına kim çıkabilir, Kutsal yerinde kim durabilir?
Elleri pak, yüreği temiz olan, Gönlünü putlara kaptırmayan, Yalan yere ant içmeyen.”
Ellerimiz O’nu kabul etmemizle yıkandı.
Biz O’nun lutüfu ile azizleriz.
Bu bizim kutsal olma isteğimizi azaltmaz.
Mouneer’in mesajini düşünürken Mesih’in tamamladığı işte teşvik aldım,cesaretlendim.
Kendi cabalarımızdan, işlerimizden dolayı aziz değiliz. Ama Tanrı bizi azizlediği için, Tanrı’nın Mesih ile tamamladığı iş sayesinde azizler olduğumuz için caba gösteriyoruz ve işliyoruz.
“Ne ekersen onu biçersin” bu meyve vermenin yegane prensibidir.
Bunda hile yapamassın ne ektinse biçeceğin odur.
Mesih ile diriliş yaşamı, yaşamdaki tüm teorilerden, prensiplerden, gerçeklerden daha güçlü bir gerçekliktir.
Bizler için bunu kabul etmek diğer insanlar ile ilişki kurmaktan daha zor değil.
Birbirimizi azizler olarak kabul etmek çok iman ister.
Mouneer bu konuyu dahada açmak için bir hikaye anlattı.
Bir manastırda beş yaşlı rahibe vardı. Rahibeler manastırın geleceği hakkında endişeleniyordu. Çünkü rahibe olmak ve onların topluluğuna katılmak isteyen hiç yeni aday yoktu.
Hergün bu mesele hakkında tartışıyorlardı.
Ensonunda yaşlı bir bilgenin tavsiyesini almaya gittiler.
Yaşlı bilge adam sadece “Sizden biri Mesih” dedi.
Bu herşeyi değiştirdi.
Onların birbirleriyle olan ilişkileri bir birlerini etkilyen, etkileşimli kutsallığa dönüştü .
Hikayenin sonunu bilmiyoruz. Belki hepsi manastırı terk etti ve insanlara hizmet etmeye başladı.
Bizler arkadaşlarımızda,hayat arkadaşlarımızda, çocuklarda, Türklerde,Yahudilerde, Mısırlılarda, Azerilerde, Macarlarda, Amerikalılarda, Ruslarda , İsveçlilerde, Finlilerde kısacası insanlarda Mesih’i görmeye çağrıldık.
Koleseliler 1:27 “Mesih içinizdedir. Bu da size yüceliğe kavuşma umudunu veriyor.”
Azizlik,kutsallık bugün gereklimi?
Geçen gün Kahire’de bişop Mouneer’dan çok güzel bir vaaz dinledim.
Katoliklerin ve Angelikanların azizliğe,kutsallığa bakış farklığından bahsetti.
O işaret ettiki:
Katolik geleneğine göre azizlik, iyi amellerle, mucize göstermekle yada bazı diğer iyi özelliklerle kazanılması gereken birşey.
Angelikankanlara göre azizlik, tanıklar topluluğu imanda kardeş ve bacılarımız.
O’nun“kabul etmekle azizlik” düşüncesi beni teşvik etti.
Mezmurlar 24:3 de kutsallık, hakkında bir soru var.
“RAB'bin dağına kim çıkabilir, Kutsal yerinde kim durabilir?
Elleri pak, yüreği temiz olan, Gönlünü putlara kaptırmayan, Yalan yere ant içmeyen.”
Ellerimiz O’nu kabul etmemizle yıkandı.
Biz O’nun lutüfu ile azizleriz.
Bu bizim kutsal olma isteğimizi azaltmaz.
Mouneer’in mesajini düşünürken Mesih’in tamamladığı işte teşvik aldım,cesaretlendim.
Kendi cabalarımızdan, işlerimizden dolayı aziz değiliz. Ama Tanrı bizi azizlediği için, Tanrı’nın Mesih ile tamamladığı iş sayesinde azizler olduğumuz için caba gösteriyoruz ve işliyoruz.
“Ne ekersen onu biçersin” bu meyve vermenin yegane prensibidir.
Bunda hile yapamassın ne ektinse biçeceğin odur.
Mesih ile diriliş yaşamı, yaşamdaki tüm teorilerden, prensiplerden, gerçeklerden daha güçlü bir gerçekliktir.
Bizler için bunu kabul etmek diğer insanlar ile ilişki kurmaktan daha zor değil.
Birbirimizi azizler olarak kabul etmek çok iman ister.
Mouneer bu konuyu dahada açmak için bir hikaye anlattı.
Bir manastırda beş yaşlı rahibe vardı. Rahibeler manastırın geleceği hakkında endişeleniyordu. Çünkü rahibe olmak ve onların topluluğuna katılmak isteyen hiç yeni aday yoktu.
Hergün bu mesele hakkında tartışıyorlardı.
Ensonunda yaşlı bir bilgenin tavsiyesini almaya gittiler.
Yaşlı bilge adam sadece “Sizden biri Mesih” dedi.
Bu herşeyi değiştirdi.
Onların birbirleriyle olan ilişkileri bir birlerini etkilyen, etkileşimli kutsallığa dönüştü .
Hikayenin sonunu bilmiyoruz. Belki hepsi manastırı terk etti ve insanlara hizmet etmeye başladı.
Bizler arkadaşlarımızda,hayat arkadaşlarımızda, çocuklarda, Türklerde,Yahudilerde, Mısırlılarda, Azerilerde, Macarlarda, Amerikalılarda, Ruslarda , İsveçlilerde, Finlilerde kısacası insanlarda Mesih’i görmeye çağrıldık.
Koleseliler 1:27 “Mesih içinizdedir. Bu da size yüceliğe kavuşma umudunu veriyor.”
Sunday, November 1, 2009
Son değil, başlangıç
Bizim günlük seçimimiz, günaha ölü fakat Tanrı’ya canlı olmak.
Gelecek seçimlerimizin ve sorumluluklarımızın hepsi hakkında düşündüğümüzde bu bunaltıcıdır.
Yarın için endişelenmeme konusunda İsa Mesih öğrencilerini cesaretlendirerek onları bu durum için hazırladığını düşünüyorum.
"O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter." Matta 6:34
Seçimler kalplerde yapılır.
Ayaklarımız kalplerimizin izni olmadan yürümez.
Romalılar 7. Bölümde Pavlus, eski ve yeni insan arasındaki değişmez ikileme işaret ediyor.
Yeni insanın, iyi seçim yapma konusunda eğitilmeye ve cesaretlendirilmeye ihtiyacı var.
Aksi halde karar verme konusunda yeni doğmuş bebek seviyesinde kalır.
Bazı yaşam koruma prensipleri bizim Hıristiyan yaşamımızda kolayca “zil sesi” haline gelebilir.
Ses çıkarır ama bir anlam ifade etmez.
“İsa Mesih ile Çarmıh’a gerildim” ifadesi sonunda tam olarak bir sona sahip değil aslında bu cümlenin sonunda iki nokta üst üste var.
Yani sonu olmasına rağmen, asılında dahada harika şeylerin başlangıcı.
Bizim Hıristiyan yaşamımız nokta ile sonlansaydı, bir beklenti ve iman olmazdı.
“O, benim için çarmıha gerildi” bu güzeldir. Ama bu “Benim de O’nunla çarmıha gerildiğimi” anladığımda daha da güzelleşir Galatyalılar 2:20
İki nokta üst üsteden sonra yaşamlarımız seçimlerle dolu.
Aslında bütün bu seçimler İsa Mesih’i dahada tanımak için yeni imkanlar.
“Sevgili kardeşlerim, daha şimdiden Tanrı'nın çocuklarıyız, ama ne olacağımız henüz bize gösterilmedi. Ne var ki, Mesih göründüğü zaman O'na benzer olacağımızı biliyoruz. Çünkü O'nu olduğu gibi göreceğiz.” 1.Yuhanna 3:2
Gelecek seçimlerimizin ve sorumluluklarımızın hepsi hakkında düşündüğümüzde bu bunaltıcıdır.
Yarın için endişelenmeme konusunda İsa Mesih öğrencilerini cesaretlendirerek onları bu durum için hazırladığını düşünüyorum.
"O halde yarın için kaygılanmayın. Yarının kaygısı yarının olsun. Her günün derdi kendine yeter." Matta 6:34
Seçimler kalplerde yapılır.
Ayaklarımız kalplerimizin izni olmadan yürümez.
Romalılar 7. Bölümde Pavlus, eski ve yeni insan arasındaki değişmez ikileme işaret ediyor.
Yeni insanın, iyi seçim yapma konusunda eğitilmeye ve cesaretlendirilmeye ihtiyacı var.
Aksi halde karar verme konusunda yeni doğmuş bebek seviyesinde kalır.
Bazı yaşam koruma prensipleri bizim Hıristiyan yaşamımızda kolayca “zil sesi” haline gelebilir.
Ses çıkarır ama bir anlam ifade etmez.
“İsa Mesih ile Çarmıh’a gerildim” ifadesi sonunda tam olarak bir sona sahip değil aslında bu cümlenin sonunda iki nokta üst üste var.
Yani sonu olmasına rağmen, asılında dahada harika şeylerin başlangıcı.
Bizim Hıristiyan yaşamımız nokta ile sonlansaydı, bir beklenti ve iman olmazdı.
“O, benim için çarmıha gerildi” bu güzeldir. Ama bu “Benim de O’nunla çarmıha gerildiğimi” anladığımda daha da güzelleşir Galatyalılar 2:20
İki nokta üst üsteden sonra yaşamlarımız seçimlerle dolu.
Aslında bütün bu seçimler İsa Mesih’i dahada tanımak için yeni imkanlar.
“Sevgili kardeşlerim, daha şimdiden Tanrı'nın çocuklarıyız, ama ne olacağımız henüz bize gösterilmedi. Ne var ki, Mesih göründüğü zaman O'na benzer olacağımızı biliyoruz. Çünkü O'nu olduğu gibi göreceğiz.” 1.Yuhanna 3:2
Subscribe to:
Posts (Atom)